Tuğçe Kazas’ın Form Sırrı

“Dondurma ya da pasta yemeyi unuttum…”

Formunu böyle koruyor!

Modellik kariyerine Avrupa’da devam etme kararı aldıktan sonra Milano’ya taşınan Tuğçe Kazaz, yaklaşık bir yıldır gözlerden uzak sürdürdüğü hayatını Akşam’a anlattı.

– Birçok mankenin hayalinde yatan Paris Moda Haftası’nda yer almayı nasıl başardınız?

Evet, Paris Moda Haftası’nda çok ünlü markalarla çalıştım. Muhteşem bir atmosferdi ve bir Türk olarak çok büyük heyecan duydum. Podyum dünyasında uluslararası olmak istiyorsanız, kesinlikle modanın kalbinin attığı yerlerde, Paris, Milano ya da Amerika’da yaşamalısınız. Ben Milano’yu seçtim. Çok doğru yaptığımı düşünüyorum. Milano’da hem model olarak kendimi geliştiriyorum hem de ünlü markalarla görüşmeler yapıyor ve kendimi tanıtma fırsatı buluyorum.

“PASTA VE DONDURMANIN TADINI UNUTTUM”

– Formunuzu nasıl koruyorsunuz? Bu sıfır beden meselesi için ne düşünüyorsunuz?

Özel bir beslenme programım yok. Düzenli spor yapıyorum. Sıfır beden kavramına inanmıyorum. İşim modellik, elbette zayıf olmalıyım ama çok zayıf olayım diye bir kaygım yok. Ama tabii herkesin yediklerini yiyemiyorum. Mesela, dondurma ya da pasta yemeyi unuttum.

– Ajanslar Türk olduğunuzu öğrendiğinde nasıl tepki veriyor?

Özellikle ABD’de Türk modelleri fazla tanımıyorlar. Ama birlikte yaptığımız çalışmalardan sonra bir Türk modelin de çok profesyonel ve başarılı olabileceğini anlıyorlar.

– Biraz da modadan konuşalım. Moda hakkında sizin düşünceleriniz neler? Hangi modacıları beğeniyorsunuz?

Moda sektörünün bir parçasıyım. Modayı seviyorum doğal olarak. Türkiye’de de modanın çok geliştiğini düşünüyorum. Modacılarımız bence çok iyiler. Ayrım yapamıyorum, hepsini çok seviyorum. Uluslararası alanda da moda artık farklı bir boyuta geçti. Houte-Couture bence bundan sonra bir kesimin değil hepimizin hayatının parçası olacak.

– Sunset mayo ve iç çamaşırları için kamera karşısına geçtiniz. Bu konuda bir çekinceniz oldu mu?

Aslında mayo ya da iç çamaşırı çekmek gibi bir düşüncem yoktu. Türkiye’de mayo ve iç giyim fotoğraflarında hep biraz erotizm hakim. Ama Sunset’in tarzını her zaman çok beğenmişimdir. İmaja çok önem veriyorlar ve çok başarılı çekimlere imza atıyorlar. Bir de, Naomi Campbell, Esther Canadas gibi çok ünlü modellerle çalışmışlar. Bu yüzden teklif geldiğinde hiç düşünmeden kabul ettim. Çok da keyif aldığım, çok güzel bir iş çıktığına inandığım fotoğraflar çıktı.

“Podyumda düşmekten korkmuyorum”

Podyuma her çıktığımda çok heyecanlanıyorum. Hani bütün modeller düşmekten korkar ya, ben düşmekten değil de daha çok yürüyüşümden endişe ediyorum. ‘Kıyafeti taşıyabiliyor muyum?’, ‘Yeterince dik ve düzgün yürüyor muyum?’ gibi sorunlarım var. Son Paris Moda Haftası’nda pek çok ünlü modelle kuliste bir aradaydım. Çok enteresan ama onlar da podyumda düşmekten değil, yürüyüşlerinden dolayı heyecanlandıklarını söylediler. Kendimi podyumda her zaman eleştiriyorum aslında. Sonradan DVD’de seyrediyorum. Hep daha iyisi olsun, hep daha mükemmeli olsun istiyorum. Bu kadar mükemmeliyetçi olmak çok iyi bir şey de değil tabii, sürekli kendinle uğraşıyorsun. Ama başarı için de bu gerekli.

Tuğçe’nin de yakınlarda bir Gisele, bir Kate Moss olma ihtimali var mı?

Ahhh, inşallah. Bütün çabam bunun için tabii. Eskiden Türk modeller için dünya çapında defilelere çıkmak, önemli markalarla çalışmak bir hayaldi ama şimdi böyle değil. Disiplinli ve mükemmeliyetçi bir anlayışla çalıştığınız sürece her yerde şansınız var. Neden olmasın diyelim!

Bu haber 21 Mayıs 2010 tarihinde tarafından Genel, Sağlık kategorisi altına yazılmış. 329 defa okunmuş ve Yorum yapılmamış

Yorum yapılmamış


Yorum yapın


Copyright ©2007-2012 Güven Internet Çözümleri Ticaret Ltd. Şti.
Sohbet Sohbet 99.Net sohbet sitemizde çet chat yapılmaktadır. Seviyeli sohbet ve muhabbet için bizi tercih edebilirsiniz msn sohbet cet sohbet sohbetchat sohbet odaları